Yeni diziler edebiyattan ilham alacak

12/9/2008 · Kategori: Edebiyattan Sinemaya

Yeni diziler edebiyattan ilham alacak
Reşat Nuri Güntekin’in eserinden günümüze uyarlanan Yaprak Dökümü geçen sezonun en çok izlenen dizileri arasında yer aldı. Hal böyle olunca yapımcılar gözlerini edebi eserlere dikti. Yaprak Dökümü’nün yapımcısı ve Ay Yapım’ın sahibi Kerem Çatay, “Gelecek sezon daha az komedi dizisi olacak ama edebiyat uyarlamaları artacak” diyor

Yılların televizyon yöneticisi Ekrem Çatay’ın oğlu Kerem Çatay henüz 29 yaşında ama Digitürk’te yayın yapan Elmax ve Sinek kanallarının sahibi. Ayrıca Yaprak Dökümü dizisinin de yapım şirketi olan Ay Yapım kendisine ait. 5 yıldır yapımcılık da yapıyor. Bugüne kadar Büyükannenin Konağı, Bizim Konak, Çalınan Ceset, Kadın İsterse, Mars Kapıdan Baktırır, 24 Saat, Tombala, Kadın Severse ve Yaprak Dökümü dizilerinin yapımcılığını üstlendi. Gelecek sezon için ise kaçak bir aşk hikâyesi hazırlıyor. Kerem Çatay’la dizilerin sezonu kapattığı bu dönemde Ay Yapım’da buluştuk. Ekranda yazın gelmesiyle diziler azalsa da Ay Yapım’da yeni sezon için hummalı bir çalışma devam ediyor. Biz de bu çalışmanın ortasında hem Yaprak Dökümü’nün başarısını hem de gelecek sezonda neler izleyeceğimizi Çatay’a sorduk.

Piyasadaki güçlü yapım şirketlerinin arasında tutunmayı nasıl başardınız?
Büyük şirket, işini iyi yapmakla oluyor. Küçük dediğiniz bir şirket öyle bir dizi yapar ki bir anda büyür. 2002’den bu yana en ses getiren işim Kadın İsterse oldu. Şimdi de Yaprak Dökümü. Sonuçta yaptığım işlerle ben de büyüyorum. Ama sürekli televizyona iş yapan bir yapımcı olarak en çok dikkat ettiğim şey bir dizi için uzun süre çalışmak oluyor. Mesela 2006 Eylül’ünde yayınlananYaprak Dökümü için 2005 yılında çalışmaya başladık. Sonuçta bir diziye emeğimizi ve paramızı koyuyoruz. O nedenle bizim de izleyeceğimiz bir dizi yapmak istiyoruz. Çıkış noktamız bu oluyor. Bir de hikâyenin halka geçmesi için bir takım taktikler var, onları uyguluyoruz.

Nedir o taktikler?
Bunlar kuraldır demiyorum. Ama benim gördüğüm kadarıyla seyirci karakterlerden biriyle ya da bir kaçıyla arasında aidiyet duygusu olsun istiyor. Dizilerde merak olmazsa olmaz unsurdur. Bir de Türkiye’de aşk olmazsa dizi tutmaz.

Televizyonlarda bir dizi kirliliğidir gidiyor... Bunun suçlusu kim?
Son 7 sene içinde Türk dizileri çok gelişti. Dünyadaki örneklerine bakıldığında bir bölüm 45 dakika. Bizdeki problem ise bir bölümün 90 dakika olması. Dolayısıyla 7 gün içinde set ekibi, oyuncular ve senaristler en iyiyi hazırlamak zorundalar. Her hafta bir televizyon filmi çekiyoruz. Suçluya gelince, bu tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan sorusu kadar zor. Çünkü diziler çok ciddi paralara çekiliyor ve kanallar bu paraları karşılayabilmek için 3-4 kuşak reklam almak zorunda. Ama 1998 yılına baktığınızda aynı sayıda dizi olduğunu görürsünüz. Bugün sadece süreleri daha uzun ve magazinde daha çok yer aldıkları için diziler göze batıyor.

Gelecek sezon neler izleyeceğiz?
Aldığım duyumlara göre gelecek sezon edebiyat uyarlamaları izleyeceğiz. Büyük kanallardan birinin hâlâ Eylül dönemi için bir hazırlığı yok. Ama şundan emin olabilirsiniz. Daha az komedi olacak. Çünkü bu sezon komedi dizileri tutmadı. Gelecek sezon da olmayacak. Gelecek sezon için biz de yeni bir dizi hazırlıyoruz. Öyküsünü Elif Şafak yazıyor. Kaçak bir aşk öyküsü anlatacağız. Bir de bu sezonun en önemli özelliği “no name” yani çok tanınmamış isimlerin çıkması oldu. Star isimler iş yapmadı. Gelecek sezon çok fazla tanınmamış isimler ön plana çıkacak. Onun için oyuncu seçen ekiplerimiz İzmir, Ankara, Antalya’da yeni oyuncular arıyor.

Beğendiğiniz diziler hangileri?
Kurtlar Vadisi’nin senaryosunu çok zekice buluyorum. Binbir Gece çok başarılı bir operasyondu.

Bir ağacı 15 gün aradık

Yapımcı Kerem Çatay, bir dizi oluştururken sosyologlar ve reklamcılarla çalıştığını söylüyor ve ekliyor: “Yaprak Dökümü başlamadan önce bir reklam şirketiyle anlaştık. Yayınlanacağı iddia edilen 80 dizi arasından sıyrılmak için Ağustos ayında izleyiciyi merak ettirecek bir reklam filmi çektik. Filmde oyuncularımızın benzerleri oynadı. Sloganımız ”Sonbahara hazır mısınız?“ oldu. İlk defa bir dizide reklam mesaisi yaptık. Ama operasyon başarılı oldu. Dizinin başlangıcında kullandığımız ağacı 15 gün aradık ve Edirne’de bulduk.


23.06.2007
Haber: Oya DOĞAN
 
 

Diğer Başıklar

 Bir buket çiçek yerine bir tornavida bana yeter  (07.09.2008)
 “Evlere zarar” köpekler listelendi  (07.09.2008)
 Az konuşan biri ama sessiz değil  (07.09.2008)
 Kansere karşı cebinizde bir elma bulundurun  (07.09.2008)
 Bu kızların aklı fikri futbolda  (07.09.2008)
 Amerika’da düşlediğim alemin içindeyim  (07.09.2008)
 5’i bir yerde cennet Cinque Terre  (07.09.2008)
 Abu Dabi duuuu!  (07.09.2008)
 Bolu Dağları’na ralliye gidiyoruz  (31.08.2008)
 Dışarıda kaplan sevdiğim adama karşı kedi gibiyim  (31.08.2008)
 Yoksa siz hâlâ asma yaprağında sardalya yemediniz mi?  (31.08.2008)
 İftara mutlaka çorbayla başlayın  (31.08.2008)
 Gül maça giderse tabular yıkılır  (31.08.2008)
 Barnabas İncili’nin büyük sırrı  (31.08.2008)
 Türk kahvesini Amerika’ya tanıttı  (31.08.2008)
 Kimseye dalkavukluk yapmayınca kariyerim bitti!  (24.08.2008)
 Önemli olan hem boyu hem de işleviymiş!  (24.08.2008)
 Bacaklarımın canı çok sıkılıyor  (24.08.2008)
 Annem benimle gurur duyuyor  (24.08.2008)
 Bana muhabir değil ‘hanım kız’ diyorlardı  (24.08.2008)
 Allah’ın beni cezalandırdığını düşünüyorum  (24.08.2008)
 Nice’ten İstanbul’a yelkenle 1670 millik mücadele  (24.08.2008)
 Gönüllü okul boyacıları  (24.08.2008)
 Görmeden Klimanjaro’ya tırmanacak  (24.08.2008)
 Futbol ekranında da transfer var!  (17.08.2008)
 Elektro müzikle sema  (17.08.2008)
 Sadece bir kan testiyle Alzheimer riski ölçülüyor  (17.08.2008)
 Gökova’da görülmesi gereken 10 yer  (17.08.2008)
 Evlenirken tüm yaramazlıklarımı yanıma aldım  (17.08.2008)
 Çinli çocuklar  (17.08.2008)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »