KUVAYİ MİLLİYE DESTANI VE AFYON
Ateşi ve ihaneti gördük ve yanan gözlerimizle durduk bu dünyanın üzerinde Yaralıydı,yorgundu,fakirdi millet en azılı düvellerle çarpışıyordu fakat dövüşüyordu köle olmamak için iki kat iki kat soyulmamak için. Ayın altında kağnılar gidiyordu kağnılar gidiyordu,Akşehir üstünden Afyon'na doğru Toprak öyle bitip tükenmez dağlar öyle uzakta, sanki gidenler hiçbir zaman hiçbir menzile erişemeyecekti. Kağnılar yürüyordu yekpare meşeden tekerlekleriyle ve onlar ayın altında dönen ilk tekerlekti ayın altında öküzler ,başka ve küçük bir dünyadan gelmişler gibi ufacık,kısacıktırlar ve pırıltılar vardı hasta,kırık boynuzlarında ve ayaklarının altında akan toprak-torak ve topraktı, Gece aydınlık ve sıcak ve kağnılarda tahta yataklarında koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı. Ve kadınlar birbirlerinden gizleyerek bakıyorlardı, ayın altında geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine. Ve kadınlar, bizim kadınlarımız korkunç ve mübarek elleri ince,küçük çeneleri,kocaman gözleriyle anamız,avradımız,yarimiz ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız ve ekinde,tütünde,odunda ve pazardaki ve kara sabana koşulan ve ağıllarda ışıltısında yere saplı bıçakların oynak kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar bizim kadınlarımız.
Şimdi ayın altında kağnıların ve hurçların peşinde harman yerine kehribar başaklı sap çeker gibi aynı yürek ferahlığı aynı yorgun alışkanlık içindeydiler ve on beşlik şarapnelin çeliğinde ince boyunlu çocuklar uyuyordu ve ayın altında kağnılar yürüyordu Akşehir üstünden,Afyon'a doğru. Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır ne ağaç ,ne kuş sesi,ne toprak kokusu vardır gündüz güneşin,gece yıldızların altında kayalardır. Ve şimdi gece olduğu için ve dünya karanlıkta daha bizim, daha yakın daha küçük kaldığı için, ve bu vakitlerde topraktan ve yürekten evimize, aşkımıza ve kendimize dair sesler geldiği için, Kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe'den dünyanın en yıldızlı karanlığını.
Düşman üç saatlik yerdedir ve Hıdırlık tepesi olmasa Afyon şehrinin ışıkları gözükecek Kuzeyde güzelim dağları ve dağlarda tek tek ateşler yanıyordu ve yıldızlar öyle ışıltılı öyle ferahtılar ki; Şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel,rahat günlere inanıyordu gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında, birdenbire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar O,saati sordu.Paşalar "Üç" dediler Sarışın bir kurda benziyordu ve mavi gözleri çakmak çakmaktı yürüdü uçurumun başına kadar eğildi ,durdu Bıraksalar ince,uzun bacaklarının üstünde yaylanarak ve akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon Ovasına atlayacaktı.
Dağlar aydınlanıyor,bir yerde bir şeyler yanıyor dağlar ağardı ağaracak, kokusu tütmeye başladı:Anadolu toprağı uyanıyor ve bu anda,kalbi bir şahan gibi göklere salıp ve pırıltılar görüp ve çok uzak çok uzak bir yerlere çağıran bir sesler duyarak bir müthiş ve mukaddes macerada ön safta,en ön sırada şahlanıp ölesi geliyordu insanın ve vatan uğrunda, yani,toprak ve hürriyet için ölebilmek kabiliyetleriyle Birinci ve ikinci ordular baskına hazırdılar . Alacakaranlıkta,bir çınar dibinde, beygirinin yanında duran sarkık, siyah bıyıklı süvari,kısa çizmeleriyle atladı atına ve kılıçların,nalların,ellerin ve gözlerin parıltısı ardarda çakan aydınlık bir bütündü. Ali Onbaşı bir şimşek hızıyla düşündü ve şu türküyü duyurdu: "Dört nala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim Bilekler kan içinde,dişler kenetli,ayaklar çıplak ve ipek halıya benzeyen toprak bu cehennem,bu cennet bizim kapansın el kapıları bir daha açılmasın yok edin insanın ınsana kulluğunu, bu davet bizim. yaşamak bir AĞAÇ gibi tek ve hür bir orman gibi kardeşçesine, hasret bizim..." Sonra sonra ,9 Eylül'de İzmir'e girdik ve Kayserili bir nefer yanan şehrin kızıltısı içinde gelip öfkeden,sevinçten,ümitten ağlaya ağlaya, Güneyden Kuzeye-Doğudan Batıya Türk halkıyla beraber seyretti İZMİR rıhtımından AKDENİZ'i
Nazım Hikmet
Düzenleme: Ali KÜÇÜK 30 AĞUSTOS 2003 GÜNÜ AFYON- KURTUŞLUŞ GAZETESİNDE ve 26 AĞUSTOS 2004'te ODAK GAZETESİNDE MANŞETTEN YAYINLANDI.
Ankara'da, bugünlerde elden ele dolaşan 'Yıkın Heykellerimi' isimli bir şiir var. Yazarı ile ilgili 'S. Apaydın' isminin müstear olduğu sanılıyor. Günün koşulları içerisinde çok ilgi çekiyor. Çoğaltılıyor. Eşe dosta gönderiliyor. Köşeme aynen alıyorum.
(M.Ali Kışlalı; Radikal Gazetesi'nden) 'Yıkın Heykellerimi'
* * *
Ey milletim, Ben, Mustafa Kemal'im... Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim, Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim, Kurusun damağım, dilim. Özür dilerim... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Özgürlük hâlâ, En yüce değer Değilse eğer... Prangalı kalsın diyorsanız, köleler... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı, Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı, Baş tacı edebiliyorsanız Sanatın içine tüküren adamı... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın. Anlamı kalmadıysa Yurtta sulh, dünyada barışın. Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın. Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Özlediyseniz fesi, peçeyi. Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi. Hâlâ medet umuyorsanız Şıhtan, şeyhten, dervişten. Şifa buluyorsanız, Muskadan, üfürükçüden... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek... Kara çarşafa girsin diyorsanız, Yobazın gazabından ürkerek... Diyorsanız ki, okumasın Kadınımız, kızımız; Budur bizim alın yazımız... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Fazla geldiyse size, Hürriyet, Cumhuriyet... Özlemini çekiyorsanız, Saltanatın, sultanın... Hâlâ önemini anlayamadıysanız, Millet olmanın... Kul olun, ümmet kalın, Fetvasını bekleyin, Şeyhülislamın... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi. RAHAT BIRAKIN BENİ..."
S(üleyman) APAYDIN

Atatürk'ün Bütün Eserleri-I 1. Basım: Ekim 1998 3. Basım: Aralık 2003
Atatürk'ün Bütün Eserleri 2 1. Basım: Mayıs 1999 3. Basım: Kasım 2003 Sayfa: 424
Atatürk'ün Bütün Eserleri-3 1. Basım: Mayıs 2000 3. Basım: Aralık 2003 Sayfa: 420
Atatürk'ün Bütün Eserleri-4 1. Basım: Kasım 2000 2. Basım: Kasım 2003 Sayfa: 408
Atatürk'ün Bütün Eserleri-5 1. Basım: Nisan 2001 2. Basım: Nisan 2002 Sayfa: 404
Atatürk'ün Bütün Eserleri-6 1. Basım: Ağustos 2001 6. Basım: Nisan 2003 Sayfa: 436
Atatürk'ün Bütün Eserleri-7 1. Basım: Ocak 2002 2. Basım: Kasım 2003 Sayfa: 376
Atatürk'ün Bütün Eserleri-8 1. Basım: Mayıs 2002 2. Basım: Şubat 2004 Sayfa: 440
Atatürk'ün Bütün Eserleri-9 1. Basım: Ekim 2002 Sayfa: 432
Atatürk'ün Bütün Eserleri-10 1. Basım: Mart 2003 Sayfa: 392
Atatürk'ün Bütün Eserleri 11 1. Basım: Eylül 2003 Sayfa: 452
Atatürk'ün Bütün Eserleri 12 1. Basım: Aralık 2003Sayfa: 424
Atatürk'ün Bütün Eserleri 13 1. Basım: 200? Sayfa:...
Atatürk'ün Bütün Eserleri 14 1. Basım: 200? Sayfa: ...
Atatürk'ün Bütün Eserleri 15 1. Basım: 200? Sayfa: ...
http://www.kaynakyayinlari.com Atatürk'ün Bütün Eserleri Danışma Kurulu
(Alfabetik soyadı sırasına göre)
M. Türker Acaroğlu Prof. Dr. Feroz Ahmad Prof. Dr. Sina Akşin Talip Apaydın Prof. Dr. Zeki Arıkan Prof. Dr. İlhan Arsel Ercüment Hüsnü Baki* Nejat Birdoğan** Muazzez İlmiye Çığ Ali Dündar Yrd. Doç. Dr. İsmet Görgülü Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu Prof. Dr. Alpaslan Işıklı Suphi Karaman Prof. Dr. Nejat Kaymaz Necdet Kurdakul Em. Tümg. Turhan Olcaytu Emin Özdemir Sadık Perinçek** Dr. Doğu Perinçek Prof. Dr. Tülin Sağlamtunç Zeki Sarıhan Prof. Dr. Taner Timur Prof. Dr. Şerafettin Turan Gürbüz Tüfekçi Memet Türkkan
* Atatürk'ün Bütün Eserleri'nin yayımına, binlerce sayfa eski yazı belgeyi okuyarak büyük katkılarda bulunan Ercüment Hüsnü Baki'yi 23 Aralık 2001 tarihinde kaybettik. Sayın Hüsnü Baki, tüm kitaplığını Atatürk'ün Bütün Eserleri'ne bağışlamıştı. Saygıyla anıyoruz. ** Sadık Perinçek'i 13 Eylül 2000, Nejat Birdoğan'ı 4 Mayıs 2001 tarihinde kaybettik.
15 CİLT TAMAMLANDI Atatürk'ün Bütün Eserleri Mustafa Kemal Atatürk'ün yazdığı, söylediği ve imzaladığı bütün belgeler biraraya getiriliyor. Böylece Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi süreci, bilim adamlarına, araştırmacılara, aydınlara, bütün yurttaşlara ve dünya kamuoyuna, özgün kaynaklardan, yanlışsız, eksiksiz ve yorumsuz olarak sunuluyor.
Projenin Kapsamı
Türkiye Devrimi'nin büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk'ün yazdığı, söylediği ve imzaladığı bütün belgeler biraraya getiriliyor. Böylece Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi süreci, bilim adamlarına, araştırmacılara, aydınlara, bütün yurttaşlara ve dünya kamuoyuna, özgün kaynaklardan, yanlışsız, eksiksiz ve yorumsuz olarak sunuluyor.
Neden "Atatürk'ün Bütün Eserleri"
Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı, 1908 Devrimi öncesinden 1938'de hayata göz yummasına kadar toplumumuzun devrim süreçleriyle iç içedir. Başında bulunduğu eylem, yalnız ulusal tarihimize damgasını vurmakla kalmamış, insanlık tarihinin yaratılmasına da önemli katkıda bulunmuştur. Atatürk'ün ağzından ve kaleminden çıkan sözcükler, önderliğini ettiği Cumhuriyet Devrimi'nin en önemli göstergeleridir. Atatürk'ün düşünce ve görüşleri tarihsel akış ve bütünlük içinde anlamlıdır.
Türkiye'de ilk kez
Atatürk'e ait bütün yazı ve konuşmaların tarih sırasıyla bir araya getiren bir çalışma ölümünden 60 yıl sonra ilk kez gerçekleştiriliyor.
Tarihin boşlukları doluyor
"Atatürk'ün Bütün Eserleri" yalnız bir derleme ve özgün metinlere göre düzeltme çalışması değildir. Bir araştırma ve keşif faaliyetidir. Yurtiçinde ve yurtdışında, Cumhurbaşkanlığı Arşivi'nden Sovyet Devlet Arşivi ve ABD Senatosu Kütüphanesine kadar, özel ve devlet arşivlerinde gizlenen ya da kıyıda köşede kalmış belgelere ulaşmak için özel bir çalışma yürütüldü. Yüzlerce belge, yazı, mektup, demeç, tutanak, görüşme ve konuşma biraraya getirildi. İlk kez yayımlanacak Atatürk'e ait bu belgeler, devrim tarihimizin yeniden yazılmasını gerektirecek ve tartışma yaratacak önemdedir.
Birikimli ve geniş uzman kadrosu
Bilimadamları ve araştırmacılardan oluşan 28 kişilik Danışma Kurulu'nun yanısıra, çok sayıda uzman araştırmacı, arşivci, çevirmen ve redaktör de eserin çalışmalarında görev almaktadır. Çalışmalar, Ankara ve İstanbul merkezli olmak üzere iki ana birimden yürütülmektedir.
Aracısız... Yorumsuz... Yanlışsız....
Geçmişte yayımlanmış çeşitli eserlerde bulunan hata, tahrifat ve eksikler düzeltildi. • Geniş bir arşiv taramasıyla belgelerin asıllarına ya da ilk kaynaklarına ulaşıldı. • Eski yazı metinlerin çevrimyazısı gerçekleştirildi... Özgün belgesi İngilizce, Almanca, Rusça, Fransızca ve diğer dillerden metinler dilimize yeniden çevrilerek karşılaştırıldı. Özgün metin, 40 yaş aydın kuşağının Türkçesi temel alınarak, tarihi dokusu bozulmadan sadeleştirildi.Yalnızca Atatürk'e ait olduğu kanıtlanmış metinlere yer verildi. Anılardaki aktarmalardan belgenin aslına ulaşmak için yararlanıldı.
Gelecek açısından güvence
Çekmecelerde, sandık odalarında, sahaflarda kaybolup gidecek çok özel ve değerli belgeler, fotoğraf ve kitaplar, Atatürk'ün bütün Eserleri çalışmasıyla toplanmakta ve korunmaktadır. Bütün Cumhuriyet kuşaklarına, araştırmacılara, arşivcilere, Kemalist Devrim'in önder kadrolarının çocuklarına, torunlarına çağrıda bulunuyoruz. Olabildiğince eksiksiz bir eser yaratmak için ellerinde bulunan Atatürk'e ait belgelerin bir örneğini bize ulaştırmalarını diliyoruz. Katkıda bulunan herkesin adı eserin ilk sayfalarında yer alıyor.
2003 yılında tamamlanacak
Cumhuriyet tarihimizde böyle geniş çaplı bir derlemenin bugüne dek gerçekleştirilmemiş olması ve içinde bulunduğumuz toplumsal ve siyasal sürecin dayatması, bizi bu çalışmanın biran önce bitirilmesi göreviyle karşı karşıya bırakmaktadır. 15 ciltlik eserin 2003 yılında tamamlanması hedeflenmektedir.
Devrimci gelenekle devrimci geleceği yaratmak
Devrimci gelecek, ancak devrimci geleneğin birikimiyle yaratılabilir. Atatürk'ü bilmek ve anlamak, bir yönüyle 20. yüzyıl Türkiye'sini ve dünyasını inceleme ve açıklama çabasının bir gereğidir; diğer yönüyle 21. yüzyıl Türkiye'sini kurma mücadelesinin gereğidir. 20. yüzyılın devrimci yükselişinde, ezilen dünyanın ayağa kalkışını ateşleyen ve 21. yüzyılın büyük devrimci atılımlarına olağanüstü katkılarda bulunacak olan Türkiye halkına ve aydınlarına Atatürk'ün Bütün Eserleri'ni derin saygı ve bağlılıkla sunuyoruz.
http://www.kaynakyayinlari.com/

Yekta Güngör Özden Şiirlerle Atatürk
ADD Genel Kurulu'nda soldan sağa sırasıyla Hanönü, Devrekani ve Taşköprü delegeleri Yekta Güngör ÖZDEN'le birlikte. (Haziran 2002) Sabahattin Ali, Aşık Veysel, Abdülkadir Bulut, Behçet Kemal Çağlar, Faruk Nafiz Çamlıbel, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ziya Gökalp, Attilâ İlhan, Ceyhun Atuf Kansu, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Cahit Külebi, Behçet Necatigil, Ümit Yaşar Oğuzcan, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Yekta Güngör Özden, Nâzım Hikmet Ran, Cahit Sıtkı Tarancı, Mehmet Emin Yurdakul... 134 şairden 202 şiir... Yekta Güngör Özden'in titiz derlemesiyle en geniş ve en yeni Atatürk şiirleri seçkisi...
Genişletilmiş 4. baskı, 400 sayfa, 10 YTL
İÇİNDEKİLER Önsöz Sadiye AKAY Örnek Atatürk'ümüz Nahit Ulvi AKGÜN Atatürk Sabahattin Kudret AKSAL Bir Resimde Atatürk Doğan Naci AKSAN Anıtkabir Sabahattin ALİ Benim Aşkım Mahmut ALPTEKİN Çaldağı'nda Bir Mustafa Kemal Gecesi Ahmet ALTÜMSEK Atatürk'ün Yolunda Melih Cevdet ANDAY Atatürk'ün Bir Saati Vardı Rıza APAK Atatürk Deyince Süleyman APAYDIN Yıkın Heykellerimi Talip APAYDIN Nutuk Adnan ARDAĞI Her Mevsimde Çocuklarla Atatürk 10 Kasımlı Sonbahar Atatürk M. Sunullah ARISOY IV. Hem Övgü, Hem Ağıt (Mustafa Kemal Türküsü'nden) Orhan ASENA Atatürk Arif Nihat ASYA O M. Sami AŞAR Atatürk Özlemi Aşık VEYSEL Ağıt T. Turan ATASEVER O, Atatürk Oğuz Kâzım ATOK Eşsiz Yürek Osman ATTİLA Ah Bu On Kasım'lar Edip AYEL Ant Sami AYHAN Atatürk Türkiye BAŞARAN Yaşıyorsun İhsan Fikret BİÇİCİ Çıkmamız Gerek Artık Ali İhsan BEYHAN Sen Gereksin Bize Tahsin BİLENGİL Atatürk Ali F. BİLİR Mustafa Kemal'in Düşleri Salâh BİRSEL Sisten Sonra Türkiye Şarkısı Osman BOLULU Yine Kahrolası Kasım E. Sezai BOZDOĞAN Çocuğuma Kâmûran BOZKIR Bir Şiirden Parçalar Trakyalı Âşık Halil (Halil Tekin BUÇAK) Çakır'ın Destanı Abdülkadir BULUT 10 Kasım Duvarı İbrahim Zeki BURDURLU Mustafa Kemal Atatürk Mustafa CAN Atatürk Mustafa CANBOLAT Mustafa Kemal'i Gördüm Mustafa CEYLAN Atatürk Bedrettin CÖMERT Herşey M |