19 07 2011

Pakize Suda'dan (uzmanından) işin iç yüzü...

Pakize Suda'dan (uzmanından) işin iç yüzü... Göz kırparak gülümseme İfade
 

 

 

AŞK...

 


Aşk, karşıdakini bulunmaz Hint kumaşı zannetmekle

aslında hıyarın teki olduğunu anlamak arasında
yaşananların toplamıdır.

Aşk deyip geçmeyin,
Bunun "olumsuzu" var,

"yasak" olanı var,
"onursuz"u var,
"düzeyli"si var,
"büyük"ü var,
"gizli"si var,
"sırılsıklam"ı var,
"körkütük"ü var,

"büyüleyici"si var,

Kendinizi yoklayın,

illa ki bunlardan birine uyuyordur aşk'ınız.
Yok hiçbirine uymuyorsa
"Şahsiyetsiz" bir aşkınız var demektir.
Aşık olanlara dikkat edin,
derin derin düşünürler.
Sanki "3. Dünya Savaşını başlatalım mı?"
diye sorulmuştur bunlara.
Tarihi bir karar verecekler ya...
Gözlerini sabit bir noktaya dikip öyle düşünür dururlar.
Varsan baksan "Bu saat oldu aramadı" gibi bir şey geçiyordur

o anda akıllarından.

 


Aldatma...
Erkekler asla aldatmazlar, günahlarını almayın!
Evet, eşlerinin dışında çeşitli kadınları yakın incelemeye
alan erkekler yok değildir
ama onlar "Allah'ım sen nelere kadirsin,
herkesin ağzı, burnu, iki gözü var yine de
kimse kimseye benzemiyor, bu ne iştir?"
düşüncesiyle tamamen meraktan yaparlar bunu!

 


Evlilik...
Aşkın ergime noktası
İlk günler her şey yolundadır.
Size göre en akıllı odur, her şeyi o bilir,
en güzel o güler, en güzel o bakar,
oturuşu, kalkışı, yürüyüşü, uyuyuşu güzeldir.
Hani neredeyse ortalığa pislese
Ne güzel pisliği var" dersiniz.
Dünyada böyle kusursuz biri var mı,
Varsa bile o da gelip beni mi buldu?"
gibi bir soru aklinizin ucundan geçmez.
İlk günlerde işe giderken
dudaktan alınan öpücük
zamanla yerini
önce yanağa,
sonra uzaktan "mucuk mucuk"lara bırakır.
Finale doğru :
kapıyı çarpıp çıkmalar başlar.
Kocanız gün içinde, başka kadınlarla beraberken
içine çekmekten helak olduğu göbeğini
sizin yanınızda açıp kaşımaya baslar.
Cicim aylarında sizinle baş başa kalmak için
işten kaytaran, toplantıları eken kocanız,
sonradan mevcut toplantıları bile yetersiz bulup
yeni yeni toplantılar icat eder.
Eşiniz her gecen gün sizi daha çok sever ve
artık gaz çıkarmak için bile yanınızdan bir saniye olsun
ayrılmayı göze alamaz.
İlk günlerde el ele yapılan romantik gezmeler
yerini market reyonları arasında
tekerlekli araba eşliğinde gidip gelmelere bırakır.

 


Evlilik ne demektir?
Pin kodu"nuzu karinizin da bilmesi demektir.
Kararlarınızı onaylatacağınız bir merci oluşturmanız demektir.
Seksin de memuriyetinin olabileceğini görmeniz demektir.
14 Şubatı sevgilinizden ayrı geçirmeniz demektir.
Talimat denen Şeyin sadece amirden alınmayacağını
öğrenmek demektir.
Karınızın müfettişlik ve hafiyelik gibi işlere yatkın
olduğunu öğrenmeniz demektir.
Hayallerinizin, ideallerinizin, plan ve programlarınızı n
yatağınız gibi çift kişilik olması demektir.
Teslim olmak suretiyle esir olmak demektir.
İki ayrı dünyadan bir ucube dünya yaratmak demektir.
Evlendiğiniz gün intihar etmeniz ve naaşınızın
evlilik boyunca ortalarda sürünmesi demektir.

 


Evlilik ve seks...
Memuriyet gibi bir şey
Her sabah masanın başına oturup evrak imzalayan
memur bundan ne kadar haz alırsa...
Televizyonu kapatın, pijamalarınızı giyin,
mesanenizi boşaltın, yatak örtüsünü itinayla katlayıp
kenara koyun, ışığı söndürün, yatağa girin..
Hazır mısınız?
Buyurun o zaman "sevişme"yi katledebilirsiniz.
******
İsterseniz kendinizi tavandan aşağı sarkıtın,
eşiniz de amuda kalksın, nafile!
Komik olmayın. Yatıp uyumanıza bakın efendi efendi.
Unutmayın insana heyecan veren şey pozisyon değildir.
Eşinizin sizi her aldatışı klasik pozisyonda olmuştur,
Sonra sonra, ilişki eskidikçe değişik pozisyonlar denenmiştir.

 



Kadınlara...
Erkekleri değiştirmeye uğraşmayın.
Sabredin zaten kendiliğinden değişecektir.
Emin olun beş sene sonra onu tanıyamayacaksınız.
Eşiniz bilgisayarın başından kalkmıyorsa işgillenin.
Siz mutfakta soğan doğrarken o içeride her haltı yiyor olabilir.
Erkekler aşık olmaz" diyenlere sakın inanmayın. Olurlar.
Ancak onlarda aşkın tezahür edişi biraz farklıdır.
Siz mutluluktan Şarkılar söylerken,
Onlar önlerine çıkan ilk kadınla yatarlar.

 


ERKEKLERE...
Kadın-erkek ilişkisi üzerine asla felsefe yapmayın.
Hatta hiçbir Şey üzerine yapmayın.
Sizin genel anlamda söylediğiniz her sözü
O' ilişkinize dair söylenmiş olarak kabul edecektir.
Erkeklerin aldatmasıyla ilgili bir konuşma geçtiğinde
sizin asla böyle bir Şey yapmayacağınızın ipuçlarını
aralara serpiştirin.
Sohbet süresince o bütün duyu organlarıyla sizi takiptedir,
bilmiş olun.
Anlattığı her Şeyi "Dünyanın en ilginç konusu"ymuş gibi
dinleyin.
Anlattığı "tırnaklarının çabuk kırılıyor olması" olsa bile.
Sac rengi, bicimi, makyajı vs. görünüşüyle ilgili değişiklikleri
hemen fark edin.
Bu konuda kendinize güveniniz yoksa tedbir olarak sık sık
Sende bir değişiklik var" deyin.
Elbet birkaçı isabet edecektir.


Leyla ile Mecnun
Aşk" denen illetin başımıza tebelleş olması
Leyla ile Mecnun'un kaleme alınmasına denk düşer.
Leyla'yı Mecnun'a yar etmediler.
Leyla da Şimdiki Leyla'lardan değil ki,
Nüfus kağıdını yani...
Gizlice evlenmek için.
Hal böyle olunca,
Mecnun'un elinde kaldı tabii.
Çiçekleriyle çikolatası.
Haklı olarak hırs yaptı bunu.
Hırs" bu...
Kabarmaya görsün.
Ne yapsın Mecnun,
bu hırsla "Bırakın beni, dağları delicem"
diye tutturdu.
Yok be, o "Ferhat"tı galiba.
Anacım, bunlar bir kişi değil ki.
Vuslata erememiş çok adam var her zaman böyle.
Diyeceğim Şu:
Leyla ile Mecnun,
Ferhat ile Şirin ve öteki ikililer,

önlerine set çekilecek yerde,
Çırağan Sarayında havai fişekli birer düğünle
baş göz edilseydiler,
biz de "Beni yeterince sevmiyorsun" tutturmasıyla
dünyayı karşımızdakine dar etmeyecektik.
Adem ile Havva'nın aşkından söz edildiğini duydunuz mu hiç?
Ben duymadım.
Neden?
            Göz göze gelmeleriyle ağacın altında, tek vücut olmaları bir oldu da ondan!  

27
0
0
Yorum Yaz