Alsah Blokları - "Ali Şahin'in Not Defteri" Arşivinden

18/8/2008 · Kategori: Ani

26/6/2007: Erkek Politika Üzerine Tezler
21/6/2007: İşte CHP'nin Seçim Beyannamesi
21/6/2007: Fotoğraflarla Kadın
19/6/2007: SEVINÇ ÇOKUM'LA SÖYLESI
19/6/2007: ?ZINISIM ADNIKRAF NİNEKİLHET
19/6/2007: Değinmeler 2/ Ali ŞAHİN
19/6/2007: Değinmeler/ 1 Ali ŞAHİN
19/6/2007: Cide Festivali 2005- Rıfat Ilgaz Şiirinde Mizah Üzerine/ Ali NAZLI
19/6/2007: Şiirler / Oyhan Hasan Bıldırki
19/6/2007: Geçmişten Günümüze Taşköprü'de Basın (İnceleme Taslağı) / Ali ŞAHİN
19/6/2007: "Şiirin Yazma"nın Güçlüğü Üzerine Bir Deneme/ Ali ŞAHİN
19/6/2007: Çağdaş Türk Şiiri'ne Giriş 2/ Memet Fuat
19/6/2007: O Analar, O Anılar, O Yıllar
19/6/2007: İzmir'in İçinde Amerikan Neferi/ Şükran KURDAKUL
19/6/2007: Tahir'le Zühre Meselesi / Nazım Hikmet
19/6/2007: Yalçın Küçük... Deli mi dahi mi?/ Ayşe ARMAN / Kategori: Soylesi
19/6/2007: BİRKAÇ SATIRDA 90 YIL: MİHRİ BELLİ
18/6/2007: PARTİLER VE SEÇİM
CANSIZ HAYAL / ÖYKÜ / Fikri UZUN
Oral Çalışlar veda etti
Nazım Hikmet
Ne solcumuz solcu, ne de dincimiz dindar - Savaş Süzal
Şehrin yazarı
Çağdaş kadınların güçlü ülkesi
“YAŞAMA SEVİNCİNE BİN SELAM” / Kadir İNCESU
Serbest bırakırsanız türbansız öğrenci kalmaz
BEBEĞİM OLMASAYDIN EĞER
Doğumunun 140’ıncı Yılında Tevfik Fikret, TYS Aşiyan’da Anıldı
Hürriyet Gazetesi'ni kınıyorum
ÇORUM İLÖĞRETMEN OKULLULARIN SİTESİ (CORMİO)
Oy kullanacağınız yeri internetten öğrenin
Sandığa Gidin / Rıza Zelyut
CHP Adayları MehmetYıldırım ve Mehmet Ali Tosyalıoğlu KESK’i ziyaret etti
CİNAYET ÇÖZMEYE MERAKLI 4 KARAKTER İLK KEZ VE SADECE MİLLİYET KİTAP'A KONUŞTU.
AKP'nin Kültürü / Müge TUZCUOĞLU- Erkan ARAZ
Ateş Kimin Elinde / Güngör Gençay
Sayılarla Kadın Romanları / A. Ömer Türkeş
Erkek Politika Üzerine Tezler
İşte CHP'nin Seçim Beyannamesi
Fotoğraflarla Kadın
SEVINÇ ÇOKUM'LA SÖYLESI
?ZINISIM ADNIKRAF NİNEKİLHET
Değinmeler 2/ Ali ŞAHİN
26/6/2008: CANSIZ HAYAL / ÖYKÜ / Fikri UZUN
9/6/2008: Oral Çalışlar veda etti
CANSIZ HAYAL / ÖYKÜ / Fikri UZUN
Oral Çalışlar veda etti
Nazım Hikmet
Ne solcumuz solcu, ne de dincimiz dindar - Savaş Süzal
Şehrin yazarı
Çağdaş kadınların güçlü ülkesi
“YAŞAMA SEVİNCİNE BİN SELAM” / Kadir İNCESU
Serbest bırakırsanız türbansız öğrenci kalmaz
BEBEĞİM OLMASAYDIN EĞER
Doğumunun 140’ıncı Yılında Tevfik Fikret, TYS Aşiyan’da Anıldı
Hürriyet Gazetesi'ni kınıyorum
ÇORUM İLÖĞRETMEN OKULLULARIN SİTESİ (CORMİO)
Oy kullanacağınız yeri internetten öğrenin
Sandığa Gidin / Rıza Zelyut
CHP Adayları MehmetYıldırım ve Mehmet Ali Tosyalıoğlu KESK’i ziyaret etti
CİNAYET ÇÖZMEYE MERAKLI 4 KARAKTER İLK KEZ VE SADECE MİLLİYET KİTAP'A KONUŞTU.
AKP'nin Kültürü / Müge TUZCUOĞLU- Erkan ARAZ
Ateş Kimin Elinde / Güngör Gençay
Sayılarla Kadın Romanları / A. Ömer Türkeş
Erkek Politika Üzerine Tezler
İşte CHP'nin Seçim Beyannamesi
Fotoğraflarla Kadın
SEVINÇ ÇOKUM'LA SÖYLESI
?ZINISIM ADNIKRAF NİNEKİLHET
Değinmeler 2/ Ali ŞAHİN
2008
Haziran 2008
Mayıs 2008
Nisan 2008
Mart 2008

2007
Ekim 2007
Eylül 2007
Ağustos 2007
Temmuz 2007
Haziran 2007

O Analar, O Anılar, O Yıllar

19/6/2007 · Kategori: Ani

O Analar, O Anılar, O Yıllar

Kategori: Haber

Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış   

Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü   

Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları

 
**

Adamın biri bir inek çalar..

Ancak birkaç gün geçince pişman olur, Hacı Bektaş Veli 'ye varıp ineği bağışlamak ister...

- Çaldım, ama pişman oldum, inek sizin olsun!..

Hacı Bektaş kabul etmez:

- Olmaz!..

Adam bunun üzerine Mevlana 'ya gider...

- Çaldım, der, ama pişman oldum, bağışlamak istiyorum...

Mevlana bağışı kabul eder...

Adam:

- Peki, der, sen kabul ettin, Hacı Bektaş 'olmaz' diye geri çevirdi, aranızdaki fark ne?..

Mevlana:

- Biz kargayız, Hacı Bektaş şahindir; biz 'eyvallah' desek de o 'hayır' diyebilir...

Adam ineği Mevlevi dergâhına bıraktıktan sonra Hacı Bektaş'a gidip konuşur:

- Sen beni reddettin; ama, Mevlana ineği kabul etti, bunun sebebi nedir?.

Hacı Bektaş incelik gösterir:

- Bizim gönlümüz su birikintisi ise, Mevlana'nınki derya gibidir. Bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir; ama, onun engin gönlü kirlenmeyebilir. Belki bu nedenle senin bağışını reddetmemiştir.

**

 

O Analar, O Anılar, O Yıllar

Prof. Dr. SEBATİ ÖZDEMİR

Bu şiiri için Sayın Yılmaz Odabaşı 'nı saygıyla selamlıyorum.

''bir kahvenin telvesinde buğulanırda zaman analar bize seslenirdi taş avlulardan koşarak gelirdik... koşarak ağrıyan, yoksul çocukluklardan türküler, maniler duyulurdu, daracık sofalardan 'yara benden ok senden yara benden ne sende ok tükenir ne acı yara benden...' o analar, o anılar, o yıllar yaşardılar analar mağrur mabetler gibi, susardılar eyvanlarda, serin yaz geceleri kurutulmuş patlıcanları tokuştururdu rüzgâr. bir kahvenin telvesinde buğulanırdı zaman analar bize seslenirdi taş avlulardan koşarak gelirdik... koşarak yırttığımız sokaklardan türküler, maniler, duyulurdu ilenen avurtlardan 'su olup taşabilsem dağları aşabilsem ne kadar sevinirdim sana yaklaşabilsem...' o analar, o anılar, o yıllar yaşardılar analar ana kokar, gül bakar şehriye açardılar analar... gökyüzüne ne güzel bakardılar analar saçlarında aklıkları kınalarla kandırıp kandillerde mum yakar yatırlarda, mahcup dilekler tutardılar...

herkesin anası bir defa ölür ölür kınaları, yemek tarifleri ve türküleri herkesin anası bir defa ölür ölür sevgileri, korkuları ve öpüşleri herkesin anası bir defa ölür; bir hançer birden böler ikiye yüreklerimizi!..''

Bu şiir 12 Eylül darbecilerine ithaf edilmiştir. Eğer hâlâ kendileri, çocukları ve torunları bu dönemden; bu dönemde bu ülke insanına çektirdiklerinden utanmıyorlar ise...

Evet; herkesin annesi bir defa ölür; ama benim annem yaşıyor... Bu darbeciler tarafından ağabeyimin nasıl işkencelerden geçirildiğini, kanlı gömleklerini Kartal Cezaevi'nden annemle; sevgili annem Sevim Özdemir ile nasıl getirdiğimizi hâlâ unutmadık ve hiçbir zaman bu 12 Eylül'cüler yargı önüne çıkıncaya kadar da unutmayacağız...

Ama bu böyle olmayacak ve bir gün onlardan hesap sorulacaktır. Bir gün; ama mutlaka!.. Cumhuriyet 04.03.2006

Cumhuriyet 04.03.2006

DİNÇER:

Evren suç işlemeyi sürdürüyor

ERDOĞAN ERİŞEN

ORDU - Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer , 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren 'in darbeyi savunan açıklamalarına sert tepki göstererek ''Darbenin başı ifşaatlarına devam ediyor. Pişman olmadığını, bugün de aynı şeyi yapabileceğini ifade ediyor. Bundan üzüntü ve zül duyuyoruz. Hâlâ darbe sevdasından vazgeçmiş değil. Dünyanın her ülkesinde darbeciler yargılanıyor, mahkûm ediliyor. Bizdeki darbenin başı ise konuşarak suç işlemeye devam ediyor'' dedi. Eğitim-Sen Ordu Şubesi'nin düzenlediği etkinliklere katılan Dinçer, basın mensuplarıyla sabah kahvaltısında bir araya geldi. Dinçer, hükümetin kamu çalışanlarından sadece polis ve din görevlilerine özel hizmet tazminatı adı altında maaşlarında iyileştirme getirmesini eleştirerek ''Bu uygulamadan diğer kamu görevlilerinin yararlandırılmaması kabul edilemez. Bu davranış AKP'nin ideolojik tercihinin bir göstergesidir. Türkiye'de zor durumda olan sadece polis ve din görevlileri mi?'' diye konuştu. Alaattin Dinçer, AKP hükümetinin ciddi bir kadrolaşma içerisinde olduğuna da dikkati çekerek şunları söyledi: ''Eğitimin yönetimine 20 binin üzerinde yeni atama yapıldı. Yani eğitim yönetiminin yüzde 30'u değiştirildi. Bu atamalarda tek temel alınan ölçü; liyakat ve tamamen AKP yandaşı olmaktır. Temel alınan tek kriter budur. 57. hükümet döneminde bin din dersi ve ahlak bilgisi öğretmen fazlası vardı. AKP hükümeti 13 bin 500 din dersi ve ahlak bilgisi öğretmeni açığı olduğunu ve bunu kapatmak istediğini ifade ediyor. Bu da 10 binin üzerinde din dersi ve ahlak bilgisi öğretmeninin yönetici yapıldığını açıkça gösteriyor. Eğitimde ciddi bir kuşatma, ırkçı ve gerici bir kadrolaşma var.''

**

 

Mevlevi Bektaşi'ye:

- Biz, demiş, Allah der döneriz...

Baba Erenler:

- Biz de, demiş, Allah der dururuz!..

 

**

02:19 - 2006-3-4

Mal mülk üzerine...

Kategori: Mizah

Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış   

Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü   

Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları

 
Mal mülk üzerine.../ Hasan PULUR



HALK ne güzel söylemiş:
"Mal sahibi, mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan, mülk de yalan
Var biraz da sen oyalan."
Kim söylemiş bunu?
Biz de "Yunus Emre" sanırdık, meğer değilmiş. Prof. Talat Halman yanlışımızı düzeltti; bu dörtlük laedri'dir, "laedri" söyleyeni belli olmayan ölçülü, kafiyeli sözlere denir.
* * *
BİTİP tükenmeyecek, şu mal mülk kavgasını gördükçe, okudukça aklımıza hep bu laedri gelir ve de Tokadizade Şekip'in bir başka dörtlüğü:
"Gafiller boğuşsun, sen kal uzakta
Yalnız ibret al, dikkatle bak da
Gün gelir hepsi barışır toprakta
Bugün devam eden kavgayı hoş gör."
* * *
GEÇEN hafta Aydınlık dergisinde Can Yücel'in "Mal Beyanı"nı görünce "İşte mal da, mülk de böyle olmalı!" dedik.
Bakın Can Yücel, zamanında "mal beyanını" nasıl bildirmiş:
"1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen / 2- Gökyüzünde bi bulut / 3- Bitlis'te beş minare / 4- Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili / 5- Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı / 6- Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü / 7- Palandöken'de bir palan, iki döken / 8- Kastamonu'da üç kasto / 9- Üç fay hattı / 10- Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma / 11- Dünyada mekan / 12- Ahirette iman / 13- Denizde kum / 14- Uzayda yerçekimsizlik / 15- Bi çuval gazoz kapağı / 16- Bi kibrit kutusu sigara izmariti / 17- On sekiz saç biti / 18- Biri İngilizce 6 adet küfür / 19- Yirmi tane boş naylon poşet / 20- Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht / 21- Bi sürü saç sakal, kil, tüy, yün / 22- Üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank / 23- Bi ayakkabı çekeceği / 24- İki büyük taş kütlesi / 25- Bir adet ağaç gölgesi / 26- Üç kuş kanadı sesi / 27- Bi sürü kedi köpek / 28- Bi Marmara denizi / 29- Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci / 30- Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu / 31- Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili / 32- Nakit 15 kuruş / 33- Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bir ömür"
* * *
BERGAMA mezarlığında yazan 1867 ile 1951 arasında yaşamış Mehmet Hindi Kadıoğlu'nun mezar taşından:
"Mal bıraktın, mülk bıraktın, üşüştük
Kavga ile niza ile bölüştük
Biz üç karış toprak için dövüştük
Mezarında huzur ile yat baba
*
Çocukların etsinler diye rahat
Satmadın da geçindin kıt kanaat
Evladından sana olsun nasihat
O dünyada malın varsa sat baba"
Mehmet Hindi Kadıoğlu, ruhuna fatiha.
* * *
BİR haber:
"Atatürk'ün manevi kızı olma sıfatından başka bir ayrıcalığı olmayan, ayda 5 milyar lira, 5000 YTL alan, koruma görevlisi ve özel otomobil isteyen, 73 yaşındaki Ülkü Adatepe, Bodrum'da zayıflamak için gittiği detoks merkezinde fenalaşarak hastaneye kaldırıldı."
Nadir Nadi'nin bir kitabı vardı, hatırladınız mı?
"Ben Atatürkçü Değilim"
Nadir Nadi, birilerini hatırlatıp öyle diyordu:
"Ben Atatürkçü değilim!"
Biz de...

h.pulur@milliyet.com.tr

 

Milliyet, 2006.03.05

03:27 - 2006-3-5

28 ŞUBAT KARARLARI

Kategori: Yorum

Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış   

Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü   

Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları

 

28 ŞUBAT KARARLARI

MGK'de kabul edilen, rejim aleyhtarı irticai faaliyetlere karşı alınması gereken önlemler şunlar:

1 . Anayasamızda Cumhuriyet'in temel nitelikleri arasında yer alan ve yine Anayasa'nın 4. maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı, bunun korunması için mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut yasalar uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır.

2 . Tarikatlarla bağlantılı özel yurt, vakıf ve okullar, devletin yetkili organlarınca denetim altına alınarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereği Milli Eğitim Bakanlığı'na devri sağlanmalıdır.

3 . Genç nesillerin körpe dimağlarının öncelikle Cumhuriyet, Atatürk , vatan ve millet sevgisi, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarma ülkü ve amacı doğrultusunda bilinçlendirilmesi ve çeşitli mihrakların etkisinden korunması bakımından;

a) 8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı;

b) Temel eğitimi almış çocukların, ailelerin isteğine bağlı olarak, devam edebileceği Kuran kurslarının Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluğu ve kontrolünde faaliyet göstermeleri için gerekli idari ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

4 . Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık, aydın din adamları yetiştirmekle yükümlü milli eğitim kuruluşlarımız, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun özüne uygun ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.

5 . Yurdun çeşitli yerlerinde yapılan dini tesisler belli çevrelere mesaj vermek amacıyla gündemde tutularak siyasi istismar konusu yapılmamalı, bu tesislere ihtiyaç varsa, bunlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nca incelenerek mahalli yönetimler ve ilgili makamlar arasında koordine edilerek gerçekleştirilmelidir.

6 . Mevcudiyetleri 677 sayılı yasa ile men edilmiş tarikatların ve bu kanunda belirtilen tüm unsurların faaliyetlerine son verilmeli, toplumun demokratik, siyasi ve sosyal hukuk düzeninin zedelenmesi önlenmelidir.

7 . İrticai faaliyetleri nedeniyle Yüksek Askeri Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ilişkileri kesilen personel konusu istismar edilerek TSK'yı dine karşıymış gibi göstermeye çalışan bazı medya gruplarının Silahlı Kuvvetler ve mensupları aleyhindeki yayınları kontrol altına alınmalıdır.

8 . İrticai faaliyetleri, disiplinsizlikleri veya yasadışı örgütlerle irtibatları nedeniyle TSK'dan ilişkileri kesilen personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı ile teşvik unsuruna imkân verilmemelidir.

9 . TSK'ya aşırı dinci kesimden sızmaları önlemek için mevcut mevzuat çerçevesinde alınan tedbirler; diğer kamu kurum ve kuruluşları, özellikle üniversite ve diğer eğitim kurumları ile bürokrasinin her kademesinde ve yargı kuruluşlarında da uygulanmalıdır.

10 . Ülkemizi çağdışı bir rejimden ve din istismarının sebep olabileceği muhtemel çatışmadan korumak için rejim aleyhtarı faaliyet, tutum ve davranışlarına mani olunmalı, bu maksatla İran'a karşı komşuluk münasebetlerimizi ve ekonomik ilişkilerimizi bozmayacak, fakat yıkıcı ve zararlı faaliyetlerini önleyecek bir tedbir paketi hazırlanmalı ve yürürlüğe konulmalıdır. (*)

1 1 . Aşırı dinci kesimin Türkiye'de mezhep ayrılıklarını körüklemek suretiyle toplumda kutuplaşmalara neden olacak ve dolayısıyla milletimizin düşmanca kamplara ayrılmasına yol açacak çok tehlikeli faaliyetleri yasal ve idari yollarla mutlaka önlenmelidir.

1 2 . TC Anayasası, Siyasi Partiler Yasası; Türk Ceza Yasası ve bilhassa Belediyeler Yasası'na aykırı olarak sergilenen olayların sorumluları hakkında gerekli yasal ve idari işlemler kısa zamanda sonuçlandırılmalı ve bu tür olayların tekrarlanmaması için her kademede kesin önlemler alınmalıdır.

1 3 . Kıyafetle ilgili kanuna aykırı olarak ortaya çıkan ve Türkiye'yi çağdışı bir görünüme yöneltecek uygulamalara mani olunmalı, bu konuda kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları taviz verilmeden öncelikle ve özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında titizlikle uygulanmalıdır.

14 . Çeşitli nedenlerle verilen, kısa ve uzun namlulu silahlara ait ruhsat işlemleri polis ve jandarma bölgeleri esas alınarak yeniden düzenlenmeli, bu konuda kısıtlamalar getirilmeli, özellikle pompalı tüfeklere olan talep dikkatle değerlendirilmelidir.

15 . Kurban derilerinin, mali kaynak sağlamayı amaçlayan ve denetimden uzak rejim aleyhtarı örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı, kanunla verilmiş yetki dışında kurban derisi toplattırılmamalıdır.

1 6 . Özel üniforma giydirilmiş korumalar ve buna neden olan sorumlular hakkında yasal işlemler ivedilikle sonuçlandırılmalı ve bu tür yasadışı uygulamaların ulaşabileceği vahim boyutlar dikkate alınarak yasa ile öngörülmemiş bütün özel korumalar kaldırılmalıdır.

1 7 . Ülke sorunlarının çözümünü ''Millet kavramı yerine ümmet kavramı'' bazında ele alarak sonuçlandırmayı amaçlayan ve bölücü terör örgütüne de aynı bazda yaklaşarak onları cesaretlendiren girişimler yasal ve idari yollardan önlenmelidir.

1 8 . Büyük kurtarıcı Atatürk'e karşı yapılan saygısızlıklar ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındaki 5816 sayılı Kanun'un istismar edilmesine fırsat verilmemelidir.

(*) MGK kararları kamuoyuna yanısıtılırken 10. madde gizli tutulmuştu. Bu madde, 12 Nisan 1997 tarihli Radikal gazetesinde yayımlandı.

Kaynak: Hikmet Çiçek, ' İrticaya Karşı Genelkurmay Belgeleri' , Kaynak Yayınları, İstanbul 1997, s. 29-31.

01:29 - 2006-3-2

« Önceki :: Sonraki »